Oytun Erbaş'tan bomba açıklamalar! LGBT tiksintisi nasıl başladı?

Beyaz Gazete’ye konuk olan Prof. Dr. Oytun Erbaş, LGBT karşıtlığının dünya genelinde nasıl başladığını ve AIDS salgınıyla olan bağını anlattı. Erbaş, özellikle 1980’lerin başında ABD’de yaşanan gelişmelerin toplumlarda büyük bir nefret dalgasını tetiklediğini vurguladı.

Beyaz Gazete'de yayınlanan 'Oytun'la Sonuç' programına konuk olan Prof. Dr. Oytun Erbaş, “LGBT karşıtlığı” olarak bilinen toplumsal refleksin kökenlerine dair dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

“İlk vakalar 1980'de görüldü”

Erbaş, 1980 yılının Mayıs-Haziran döneminde ABD'nin Kaliforniya eyaletinde eşcinsel erkeklerde görülen sıra dışı zatürre vakalarının tıp dünyasında şok etkisi yarattığını belirtti. “Bu kişilerde normalde yalnızca organ nakli hastalarında rastlanan ağır bağışıklık yetmezliği tablosu vardı. Doktorlar daha önce böyle bir şey görmemişti” dedi.

Oytun Erbaş'tan bomba açıklamalar! LGBT tiksintisi nasıl başladı?

“Gay bağışıklık yetmezliği” olarak anıldı

İlk raporlarda hastalığın “Gay Zatürresi” ve “Gay Tümörü” olarak tanımlandığını aktaran Erbaş, o dönem bu sendromun “Gay Immune Deficiency Syndrome (GIDS)” adıyla anıldığını, daha sonra “AIDS” ismini aldığını hatırlattı.

“Toplumda büyük tiksinti başladı”

1985'li yıllarda vaka sayılarının on binlere ulaştığını, hastalığın hızla yayılmasıyla birlikte ünlü isimlerin de yaşamını yitirdiğini ifade eden Erbaş, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Başta sadece geylerde görüldüğü için toplumda bir nefret duygusu gelişti. Gay barlar kapatıldı, eşcinsellere yönelik ciddi dışlanmalar yaşandı. Hatta AIDS bulaşan çocukların evleri bile yakıldı. O dönemde insanlar ‘bu hastalık sadece gaylere özgü' düşüncesiyle ciddi bir tiksinti geliştirdi.”

“Haiti ve uyuşturucu bağımlıları da hedef oldu”

Erbaş, yalnızca eşcinsellerin değil, aynı dönemde HIV'in daha sık görüldüğü Haiti'den gelen göçmenlerin ve damardan uyuşturucu kullanan kişilerin de önyargıların hedefi olduğunu belirtti.

“Hollywood'a sıçradı, nefret büyüdü”

Ünlü şarkıcı Freddie Mercury'nin ölümünün de bu dönemin simgelerinden biri olduğunu dile getiren Erbaş, “1980'lerin sonunda başlayan bu önyargılar 1990'larda Hollywood'a da sıçradı ve LGBT karşıtlığı çok daha geniş bir toplumsal zemine oturdu” ifadelerini kullandı.