Asena: Bana Hep Kadınlar Zarar Verdi

Oryantal dansa getirdiği yorumla her zaman farklı bir kulvarda olan Asena, şimdi de 'Benzemez Kimse Sana' isimli yarışmada taklit yeteneğini konuşturuyor. Ünlü dansçı, erkeklerin egemen olduğu şov dünyasında ayakta kalmaya çalışırken, en çok kadınlardan darbe aldığını söylüyor

İlkokulun ilk üç yılını Almanya'da okuyan, Turizm ve Otelcilik Meslek Lisesi'nin ardından Marmara Üniversitesi Turizm ve Otelcilik bölümünden de mezun olan Asena, oryantal konusundaki başarısıyla tanındı. Dansın ardından müzikte de şansını deneyen Asena, son olarak 'Benzemez Kimse Sana' isimli yarışmayla kendinden söz ettiriyor. Ünlü dansçı, Elele dergisinden Ebru Güzel'e dansa geri dönüşünü, katıldığı yarışmayı ve özel hayatını anlattı.

Sizi dansçılığınızla tanıdık. Ama şarkıcılık, televizyon hostesliği, modellik derken şimdi de 'Benzemez Kimse Sana' isimli yarışma programında yer alıyorsunuz.
Evet keyifli bir yarışma...

Pek çok şey denediniz, peki asıl hayaliniz nedir?
Hayalim dünya çapında bir dansçı olmak. Grammy Ödül Töreni'nde sahneye çıkıp, dans etmek...

Yurt dışına açılmanız için zamanında pek çok fırsatınız olmuştu...

Yurt dışına açılmak için çok iyi bir teklif gelmişti; İngiltere Kraliçesi beni yeğeninin düğününe çağırmıştı zamanında ama kullanamadım bu fırsatı. Külkedisiyim ben. 24.00'e kadar yaptın, yaptın; yapamadın, kabağa dönüştün.

BEN AŞKA İNANMAM...

2004'te dansa ara verme kararı almıştınız. Ne zaman yeniden dansa geri döndünüz?
Ben dansa bu yıl geri döndüm. İnsanlar zaten sürekli olarak 'Asena geri dön ' diyordu. Ekstralara gittim hep.
Erkek egemen bir dünyada var olabilmek zordur...
Benim mücadeleci bir ruhum var. Doğruysan ve işini iyi yapıyorsan her zaman varsın.

Erkeklere karşı bu anlamda bir savaş vermedin mi?
Ben hayatımda erkeklerden değil, kadınlardan zarar gördüm. Bir erkek size kolay kolay zarar veremez. Hayatımda bana tek bir erkek zarar vermiştir!

2004'te bir röportajınızda 'Aşka inanmam ' demiştiniz...
Benim aşk anlayışım farklı olduğu için 'aşka inanmam' demiştim. Ben sevgiye inanırım.

Biraz açar mısınız?
Biriyle ilk karşılaştığınız an bazen çok güçlü bir şey hissedersiniz. O hissettiğiniz şey 'Bu benim adamım ' gibi bir duyguysa, o evleneceğiniz erkektir. Ben buna benzer bir şey hissetmemiştim. 'Aşka inanmam' derken bunu anlatmak istemiştim aslında.

İlişkileriniz de uzun ömürlü olmuş...

Her ilişkim üç-dört yıl sürdü ama demin dediğim anlamda bir aşk yoktu. Öyle olsa evlenirdim. Şu aralar böyle bir hissim var ama korkuyorum.

Hem seksi hem de erkeksi bir haliniz var; iki uçta yaşıyor gibisiniz. Dengeyi bulamadığınız için mi, yoksa bilinçli olarak mı böyle bir imajınız var?
Bu erkeksi imajdan hiç hoşlanmıyorum. Ben aslında güzel, seksi, alımlı bir kız olarak büyüdüm. Evin içinde böyleydim ama çocukluğumda babaannemle yalnız yaşadığımız için dışarıya karşı serttik.

İKİ YILA ÇOCUK İSTİYORUM

Peki, 'Erkeksi bir imajım olduğu için evlenemedim ' diyor musunuz?
Tam tersine, böyle olduğum için çok evlenme teklifi aldım. Her erkek arkadaşım benimle evlenmek istedi.

Neden peki?

Çünkü o sert imaj dışarıda geçerli, evde kesinlikle öyle değil. Evde erkeğine düşkün, onun yemeği, içmesi, giyinmesiyle ilgilenen bir kadınım. Ama benim erkeğim de bana özenli, saygılı davranmıştır. İlişkimde ben haksızsam susarım, ondan da aynısını beklerim.

Size saygı duyan ve seven bir eş bulma umudunuz yüzde kaç?

Çok. Ben istesem var, neden olmasın ki?

Yuva kurmak, çocuk sahibi olmak gibi bir hayaliniz var mı?

Var ama 1-2 sene sonra.