Popçu Çelik ,köşe yazarı oldu
İşte Çelik'in ilk yazısı.
İstiklal Marşı hadisesi
Müzik ruhun gıdasıdır.
Evet, müzik ruhun gıdasıdır ve tuhaf bir büyüsü vardır, ruhlara hayat verir, ruhu canlandırır.
Ruhunuzu aç bırakırsanız, içiniz ağlamaya başlar Reklamlar tamamen müzik üzerine kuruludur. Hava durumu görüntüleri bile müziksiz olamaz. Bir an televizyondaki tüm programların müziksiz olduğunu düşünün. Hayal edin! Hiç müzik yok ve saatlerce televizyonda sevdiğiniz bir siyasi konuşuyor. En güzel sözleri bile söylese dayanamazsınız.
Düğünler müzikle anlam kazanır, savaşlar marşlarla.
İstiklal Marşı sözlü ve müzikli bir eserdir.
Teknik olarak bakarsanız, İstiklal Marşı sözcükler ve notalardan ibarettir. Ama 70 milyon kişi bir araya gelir ve bu sözcüklerle, notalara gönlünü koyarak sesiyle can verirse, bunu dinleyen, o sesin içselliğinden, heybetinden ve titreşimden dolayı, heyecanlanır, içi titrer, cezbeye gelebilir, hatta ruhunu teslim eder. Nitekim Osmanlı yürüyüşünde ordudan önce mehterin sesi, düşmanı psikolojik olarak bitirirdi.
Buzulda yaşayan bir Eskimo için bizim İstiklal Marşımızın anlamı nedir? Ona ne hissettirir? Koca bir hiç! Söyleyen ve dinleyen için milli marşın yazılış amacı, anlamı yoksa, ruhunuzda bir şey hissetmiyorsanız, milli marş, sözcükler ve notalar toplamıdır, mırıldandığınız bir melodidir.
Hadise’nin İstiklal Marşı okumasına ise şu noktalardan bakabilirsiniz:
* Bazen kadınların tatsız günleri olabilir, bu günler sesi bozar, Hadise buna rağmen istiklal marşı okuma onurundan yoksun olamamak için kendi başına geleceği bilse de er meydanından kaçmamış olabilir. Bu takdir edilecek bir durumdur.
* Yine teknik olarak bakarsak, o gün, orada Hadise’ye İstiklal Marşı’nı okutan kimse, tonunu yanlış seçmiş olabilir, Hadise bu konuda bilgili olamadığından, kolaylıkla söyleyebileceği melodileri söylemekte zorlanmış olabilir, o sebeple zaten yeteri kadar acı çekmiştir, ilk işi doğru bir danışman almak olacaktır. Bu hem ona hem de bütün sanatçılara bir şeyi ciddi ve doğru yapmak konusunda ders olmuştur.
* Bir başka teknik sonuç, menajerliğin ne kadar önemli bir konu olduğunun ortaya çıkmasıdır. Mili maç raytingi konusunda bilgisi olmayan bir menajerin, başına ne gelebileceğini düşünmeden, sanatçısını aslanların olduğu arenaya atması zeka zafiyetidir.
* Hadise’ye bu görevi verenler ve görevin bu şekilde yerine getirilmesini isteyen sorumlular! bizim ülkenin hassasiyetini tam kavramamış olabilir, o sebeple “İstiklal Marşı bir de böyle yorumlansın, Türk milleti yorum görsün” demek istemiş olabilirler, Türk milleti de gerçekten yorumu hemen görmüştür.
* Sonuçta Hadise yorum yapmış, detone olmuştur. İcrası sırasında “icra” diyorum, çünkü Türk olduğu için, aralıkları Türk Müziği argosunda “keriz” denilen nota kıvrımlarını yapmaya çalışarak, biraz da hip hop katarak biraz fazla serbest bir yorum yapmıştır. Ama bu kadar saldırıya uğraması tuhaftır. Şartlar biraz daha zorlanırsa askeri mahkemede yargılanmasını isteyen bile çıkabilecektir.
* Amerika’da, örneğin NBA maçlarında profesyonel solistler, resmi marşlarını, “acapella” yani müziksiz olarak söylerler. Bu bir Amerikan adedidir. Hadise de bu Amerikan adedini kendince uygulamak istemiş olabilir ya da ona biri bunu öneri olarak sunmuştur. Bu durumda güldürü ustaları olaya şu pencereden bakarlar; Amerikan adetleri bize girince ses bozuluyor!
* İstiklal Marşı’nı söyleyebilmek biraz zordur, bu anlamda halkın marşı söyleyebiliyor olması bile büyük bir başarıdır. Türkiye’de İstiklal Marşı’nı iyi ve doğru söyleyebilecek kaç sanatçı vardır, o da ayrı bir konudur.
Bu bağlamda hadiseyi gözünüzde ne büyütün ne de küçültün.
Müzik ruhun gıdasıdır.
Evet, müzik ruhun gıdasıdır ve tuhaf bir büyüsü vardır, ruhlara hayat verir, ruhu canlandırır.
Ruhunuzu aç bırakırsanız, içiniz ağlamaya başlar Reklamlar tamamen müzik üzerine kuruludur. Hava durumu görüntüleri bile müziksiz olamaz. Bir an televizyondaki tüm programların müziksiz olduğunu düşünün. Hayal edin! Hiç müzik yok ve saatlerce televizyonda sevdiğiniz bir siyasi konuşuyor. En güzel sözleri bile söylese dayanamazsınız.
Düğünler müzikle anlam kazanır, savaşlar marşlarla.
İstiklal Marşı sözlü ve müzikli bir eserdir.
Teknik olarak bakarsanız, İstiklal Marşı sözcükler ve notalardan ibarettir. Ama 70 milyon kişi bir araya gelir ve bu sözcüklerle, notalara gönlünü koyarak sesiyle can verirse, bunu dinleyen, o sesin içselliğinden, heybetinden ve titreşimden dolayı, heyecanlanır, içi titrer, cezbeye gelebilir, hatta ruhunu teslim eder. Nitekim Osmanlı yürüyüşünde ordudan önce mehterin sesi, düşmanı psikolojik olarak bitirirdi.
Buzulda yaşayan bir Eskimo için bizim İstiklal Marşımızın anlamı nedir? Ona ne hissettirir? Koca bir hiç! Söyleyen ve dinleyen için milli marşın yazılış amacı, anlamı yoksa, ruhunuzda bir şey hissetmiyorsanız, milli marş, sözcükler ve notalar toplamıdır, mırıldandığınız bir melodidir.
Hadise’nin İstiklal Marşı okumasına ise şu noktalardan bakabilirsiniz:
* Bazen kadınların tatsız günleri olabilir, bu günler sesi bozar, Hadise buna rağmen istiklal marşı okuma onurundan yoksun olamamak için kendi başına geleceği bilse de er meydanından kaçmamış olabilir. Bu takdir edilecek bir durumdur.
* Yine teknik olarak bakarsak, o gün, orada Hadise’ye İstiklal Marşı’nı okutan kimse, tonunu yanlış seçmiş olabilir, Hadise bu konuda bilgili olamadığından, kolaylıkla söyleyebileceği melodileri söylemekte zorlanmış olabilir, o sebeple zaten yeteri kadar acı çekmiştir, ilk işi doğru bir danışman almak olacaktır. Bu hem ona hem de bütün sanatçılara bir şeyi ciddi ve doğru yapmak konusunda ders olmuştur.
* Bir başka teknik sonuç, menajerliğin ne kadar önemli bir konu olduğunun ortaya çıkmasıdır. Mili maç raytingi konusunda bilgisi olmayan bir menajerin, başına ne gelebileceğini düşünmeden, sanatçısını aslanların olduğu arenaya atması zeka zafiyetidir.
* Hadise’ye bu görevi verenler ve görevin bu şekilde yerine getirilmesini isteyen sorumlular! bizim ülkenin hassasiyetini tam kavramamış olabilir, o sebeple “İstiklal Marşı bir de böyle yorumlansın, Türk milleti yorum görsün” demek istemiş olabilirler, Türk milleti de gerçekten yorumu hemen görmüştür.
* Sonuçta Hadise yorum yapmış, detone olmuştur. İcrası sırasında “icra” diyorum, çünkü Türk olduğu için, aralıkları Türk Müziği argosunda “keriz” denilen nota kıvrımlarını yapmaya çalışarak, biraz da hip hop katarak biraz fazla serbest bir yorum yapmıştır. Ama bu kadar saldırıya uğraması tuhaftır. Şartlar biraz daha zorlanırsa askeri mahkemede yargılanmasını isteyen bile çıkabilecektir.
* Amerika’da, örneğin NBA maçlarında profesyonel solistler, resmi marşlarını, “acapella” yani müziksiz olarak söylerler. Bu bir Amerikan adedidir. Hadise de bu Amerikan adedini kendince uygulamak istemiş olabilir ya da ona biri bunu öneri olarak sunmuştur. Bu durumda güldürü ustaları olaya şu pencereden bakarlar; Amerikan adetleri bize girince ses bozuluyor!
* İstiklal Marşı’nı söyleyebilmek biraz zordur, bu anlamda halkın marşı söyleyebiliyor olması bile büyük bir başarıdır. Türkiye’de İstiklal Marşı’nı iyi ve doğru söyleyebilecek kaç sanatçı vardır, o da ayrı bir konudur.
Bu bağlamda hadiseyi gözünüzde ne büyütün ne de küçültün.


























